sevgi
Sevgi.
Güzel bir kelime değil mi?
Ama bu kelimeyle anlatılan şeyle, gördüğüm şey arasında büyük bir fark var. Sevgi denildiğinde herkes aynı kelimeyi kullanıyor ama aynı şeyi yaşamıyor. Sokakta sorabilirsiniz; insanların büyük bir kısmı ülkesini sevdiğini söyler. Çocuğunu sevip sevmediğini sorsanız, cevap yine çoğunlukla aynıdır: seviyorum.
Peki madem bu kadar seviyoruz, neden böyleyiz?
Ülkesini sevdiğini söyleyen insanı yere çöp atarken görebilirsiniz. Ülkesini sevdiğini söyleyen birinin hiçbir şeyi eleştirmediğini, sorgulamadığını, ne söylenirse doğru kabul ettiğini görebilirsiniz. Bu mu sevgi? Sevmek itiraz etmemek midir? Sevmek sessiz kalmak mıdır?
Çocuğunu sevdiğini söyleyen anne babaların sık kullandığı bir cümle vardır: “Senin için dünyaları yakarız.” Peki gerçekten yanan dünyalar görüyor musunuz? Onlarca genç ezilirken, öldürülürken anneler ne zaman bir araya geldi? Ormanlar yanarken, nefes alınacak yerler yok olurken kimler sokaklara çıktı?
Sevgi kelimesi ağızdan çok kolay çıkıyor. “Seni seviyorum” diyen onlarca insan, aynı kelimelerle sevdiğini öldürebiliyor. Sahiplenmek sevgi sanılıyor. Kontrol etmek sevgi sanılıyor. Susturmak, bastırmak, zarar vermek sevgi sanılıyor.
Bu muydu sevgi?
Gerçekten merak ediyorum.
Sevmiyor olabilir misiniz?
Ya da sevgi diye bildiğiniz şey, sevgi olmayabilir mi acaba?