tek ağız
Tek bir insana sınırsız güç ve imkân verildiğinde, gerçeklik değiştirilebilir hâle gelir. O noktadan sonra bir şeyin ne olduğu değil, ne denildiği önemlidir. Söylenen şey, olan şeyin yerini alır.
Bir ağaca “sen ağaç değilsin” denirse, artık ağaç olmaz. Kuşun kuş olduğu gerçeği değiştirilebilir. Renkler değişebilir. Kimlikler silinebilir. İnsanlar, mallar, sınırlar yeniden adlandırılabilir. Bir şeyin ne olduğu değil, kimin söylediği belirleyici olur.
Burada hakikat sabit değildir. Tanımlar geçicidir. Bugün doğru olan, yarın inkâr edilebilir. Orman, orman olmaktan çıkar. Doğa, doğa olmaktan çıkar. İnsan, insan olmaktan çıkar. Hepsi tek bir ağızdan çıkan cümleyle yeniden şekillenir.
Bu noktada itirazın anlamı kalmaz. Çünkü karşı çıkılan şey artık bir fikir değil, yetkidir. Gerçeklik tartışılmaz; ilan edilir. Herkes aynı dili konuşmak zorunda kalır, konuşamayanlar yok sayılır.
Tek ağızlı bir yerde çoğulluk yoktur.
Ve çoğulluğun olmadığı yerde, gerçek de yoktur.